Kalecikli Şair Aşık Mir'ati
 

KALECİKLİ ŞAİR AŞIK MİR'ATİ

Yayın Tarihi : 26/03/2016 - 17:39

AŞIK MİR'ATİ

Mir’ati, Ankara’nın Kalecik ilçesinde doğmuştur. Hayatı hakkında bilgi yoktur. Bu nedenle kaynakların pek çoğunda “Kalecikli Mir’ati” adıyla anılır. 1809-1884 yılları arasında yaşadığı sanılmaktadır. Asıl adı Mehmet olan Mir’ati’nin, babası ve ataları hakkında bir bilgiye rastlanılmamıştır. “Ayna” anlamına gelen Mir’ati mahlasını Vasfi Şeyh Tekkesi’ne hizmeti sırasında aldığı sanılmaktadır. 1869’de Bektaşi Turabi Ali Dede’den tasavvuf dersleri alır. Bektaşi olduğu için “Mir’ati Baba” olarak da tanınır.

Mir’ati’nin eğitimi konusunda da bir bilgi yoktur. Şiirlerine bakılarak O’nun medrese tahsili gördüğü anlaşılmaktadır. Saza küçük yaşlarda başlamış, kısa zamanda ustalık kazanmış ve genç yaşlarında bu yolda üne kavuşmuştur. Erzurumlu Emrah, Hızri, Aşık Kemal, Aşık Hasan, Ceyhuni, Gayreti gibi aşıklarla birlikte olmuştur.

Erzurumlu Emrah’ın çırağı olan Tokatlı Nuri’nin, Mir’ati’nin:

Ey şah-ı risalet sultan-ı kevneyn

Buyruldu şanında “Levlake Levlak”

beyitleriyle başlayan şiirine nazire yazdığı bilinmektedir. Yine Emrah’ın çıraklarından Tokatlı Gedayi ya da Beşiktaşlı Gedayi adıyla tanınan ünlü şair Gedayi’nin de Mir’ati’nin iki gazelini tahmis, bir gazelini de Aşık Safi’nin tahmis, Gedayi’nin de muaşşer yaptığı şiirleri vardır. Dolaştığı yerlerde, aşık kahvelerine muammalar asan Mir’ati, bir gün de Bursa’da bulunduğu sıralarda kahveye:

“Kul görür, Allah görmez.”

diye bir muamma asmış. Tutucular şikayet etmişler. Bu muamma yüzünden mahkemelere düşmüş. Kadı’nın huzurunda sorulanlara sakin sakin cevap vererek:

-Ben demiş, kötü birşey demedim. Şeriata aykırı birşey söylemedim. Astığım muammanın cevabı rüya’dır. Rüyaları kul görür, Allah görmez. Bunun üzerine Kadı, Mir’ati’yi affetmiş. Dinleyenler sevinmiş. O’na armağanlar vermişler. Ünü biraz daha yayılmış. Daha sonra İstanbul’a gitmiş Mir’ati. Orada iken Mehmet Ali Paşa’nın koruması altına girmiş. O yıllarda saz şairlerinin uğrak yeri olan Tavukpazarı Kahvesi’nde ününe ün katmıştır. Bir aralık Hacıbektaş’taki Pir Evi’ne dönen Mir’ati, 1850 tarihinde “Dede Baba” makamına geçmiştir. Son yıllarını İstanbul’da geçiren Mir’ati’nin İstanbul’da öldüğü ve Tavukpazarı çevresinde gömüldüğü söylenmektedir. Sazı, bir süre Asmalı Meyhanesi’nde asılı olarak korunmuşsa da, bir yangın sonucu yanıp gitmiştir. Mir’ati’nin, temiz giyinen, uzunca boylu, geniş omuzlu, sarı sakallı ve iri gözlü bir yapıya sahip olduğu söylentiler arasındadır. Halk şairlerinin şiirlerini toplayan antolojilerin hemen hepsinde Mir’ati’ye yer verilmektedir. Hakkında çok kısa bilgilerin bulunduğu bu antolojiler, O’nun şiirlerine cönklerde sıkca rastlandığını belirtmektedirler.

Mir’ati’nin de gerçekten iyi bir eğitim görmüş, Arapça ve Farsçayı iyi bildiğini, Türkçeyi çok iyi kullandığını, aruzlu ve heceli şiirlerinde vezinlere ustalıkla uyduğunu, temaları çok güzel işlediğini söylemek mümkündür.

ESERLERİNDEN BAZILARI

Zincir kar eylemez bizlere sofi!

Bin can ile bir canana bağlıyız.

Anlayıp bilmişiz emri marufi

Ol bakii adil han’a bağlıyız.


Seçmedik yarımız ağyarımızdan,

Kimse vakıf değil esrarımızdan.

Dönmedik Mirati ikrarımızdan

Hacı Bektaş Pir Sultana bağlıyız.

 

 -1-

Amenna dedik biz ıkrareyledik

Erenler bezminde laşekcesine.

Bağ ı hakikatta yetiştik, bittik,

Buyaldık her gülden çiçekçesine;


Söylesem kelamım gelmez tahrire;

Ikrar verdik, iman ettik bir pire.

Nutk ı derunumuz sığmoz tefsire

Er evladı eriz laşekçesine


Vücud i mutlaktır heryerde iyan;

Körler zannederler-didarı nihan.

Elhakku ezharu mineşşemsiken

Sofi inadeder eşekcesine.


Mirati sözlerin canlı muamma;

Arif olanlara olur hüveyda,

Elsiziz, belsiziz, dilsiziz emma

Gezeriz alemde erkekcesine. 


-2-

Noktanın sırrına vakıf olalı 

Zikr ü fikrim oldu bai bismillah.

Vücudum allemelasma bileli

Heryüzden göründü semme vebhullah.


Kaf u nundan hitap edince ehad 

Ehadden var oldu ol nur i Ahmet.

Şeriat ahkamın sürdü ced beced;

Nazildir şanında “kul kefa billah”.


Mirati bendendir

ey nur i cemil.

Taatim kalildir ısyanım kesir.

Mücrimler hakkında buyurdu celil:

Geldi “La taknetu min rahmetillah”. 


-3-

Ey şahi risalet, sultan ı kevneyn!

Buyruldu şanına “Levlake levlak..”

Ey nur i nebüvvet ceddülhaseneyn

Senin için var oldu zemin ü eflak..


Sen şahlar şahısın, şehinşahısın;

Tarikat burcunun mehru mahısın.

Nice mücrimlerin sen penahısın

Münkir olan seni edemez idrak..


Vasıflar vasfeder ali zatini,

Nakşederler daim hup sıfatını.

Dur etme babından bu Miratı

Değildir rahında zerrece şekkak..

 


-4-

Zahit bize ol feyyaz ı mutlaktan

Mevid i didarı aşk olmuştu peyk.

Vad i akdeste Musaye haktan 

Erişti hitabı “Fahla’ naleyk.”


Temenni kıldıkta aşık rahmana,

Nağmesi erişir heft asümana..

Batın dıyarına guy i canana

Aksetti saday ı lebbeyke lebbeyk..


Hızırdan nuş eden ab i hayatı

Dareynde bulur elbette necatı.

Bibasarlar görmez eşki Mirati!

Hezaran söylesen “Etabu ileyk.” 


-5-

On sekiz bin alem icad olmadan

Lamekan elinde ilmettim tahsil.

Mefhari kainat bünyad olmadan

Bana irşad oldu o sırr ı kandil..


Vermeden ademin ism ü resmini,

Anasırdan halketmeden cismini,

Ol demde okudum rezzak ismini

Kısmeti hak kıldı rızkımı tahvil...


Mirati zatinle

rahata düştüm

Zatimi zat bilip anda buluştum.

Bir hitap erişti Layakıl düştüm

O demde lebbeyk çağırdı cibril.

-6-

Ne hikmet arifler salus gözüne

Daim hor görünür mütekerrihtir.

Arifler nazırdır kendi özüne

Niyyetine göre müteşebbihtir,


Zahida taş atma aşıkanlara 

Kavlinde, filinde sadıkanlara,

Emri nehyi tarıf etme anlara,

Anlar her umurda mütenebbihtir.


Mirati görene gör neler vardır?

Ol yarı görmeyen daim ağyardır.

Zahirde itikaf kuru dıvardır;

Aşıklar cemale müteveccihtir.


-7-

Sefine i ömrüm girdab ı gamde

Lengerendaz yatar havasın bekler.

Mecnuni aşk olan guh i sitemde 

Başında aşiyan mevlasın bekler.


Şimdi bir tutarlar altunu pulu,

Şeker ile şab’ı har ile gülü.

Karga ile bir görürler bülbülü,

Serçe de ankanıu yuvasın bekler


Ne hikmet pirlerden olmadı himmet 

İlahi feth olsun babi mürüvvet

Herkes maksuduna erdi selamet

Mirati mevlanın

rızasın bekler.


-8-

Dünyalıktan halim sorar bazısı

Bizde sim yerine emraz bulunur.

Böyle imiş alnımızın yazısı

Elde santur, keman ya saz bulunur.


Sanma ki Aşıklar beyhude gezer 

Eloğlu ariftir adamı sezer.

Harabat ehliyiz bizde sim ü zer 

Ne kışın bulunur, ne yaz bulunur. 


Mirati kıssadan

hıssadır pendim;

Şimdi bir kimseye inanma kendim.

Fikirsizlik benim kendi efendim

Zamanede adam pek az bulunur.

 


-9-

Zincir kar eylemez bizlere sofi!

Bin can ile bir canana bağlıyız.

Anlayıp bilmişiz emri marufi

Ol bakii adil han’a bağlıyız.


Lamekandan fi mekana gelmişiz;

Her bir sıfat ile mükim olmuşuz.

Noktai sır kafu nunu bilmişiz,

“Küllü men aleyha fan” a bağlıyız.


Seçmedik yarımız ağyarımızdan,

Kimse vakıf değil esrarımızdan.

Dönmedik Mirati ikrarımızdan 

Hacı Bektaş Pir Sultana bağlıyız. 

   

KAYNAKÇALAR :

Güzel Ankara Net Adresinden Alıntıdır.

Turkuler Com Tr Adresinden Altıntıdır

ŞİRLERİ :

NUTK-I MİR’ATİ BABA



466 kez görüntülendi.

Rastgele Haber;


 
Sayfa Etiketleri : Kalecik haber, Kalecik Kaymakamlığı , Kalecik Belediyesi, Kalecik Karası Üzüm Şarabı, kalecik tarihi yerler, develioğlu köprüsü, kalecik kalesi, kalecik ayvası, kalecik üzümü, kalecik karası, karahan konağı, kalecik hamamı, kalecik şehsuvar cami, kalecik tabakhane camii, kalecik kızılırmak, incirlik parkı, kalecik kültürü, ekonomisi, yerel insanları, kalecik ekmeği, kalecik kasnak böreği, kalecik cevizli çöreği, belediye başkanı nevzat şahin, kalecik un, kalecik yem ,kalecik devlet hastanei, kalecik müftülüğü,kalecik sydv vakfı, kalecik milli eğitim müdürlüğü, Kalecik Haber, Cep Haber , Mobil Haber, Olay Var, Sitenek Ekle Kodu Html Kodu, Kalecik Adına Aradığın Herşey Burada