Osmanlı Belgelerinde Kalecik Tarihi
 

OSMANLI BELGELERİNDE KALECİK TARİHİ

Yayın Tarihi : 18/06/2016 - 21:44

Kalecik ile Cankırı arasındaki, Cankırı’ya bağlı İnandıktepe de Prof. Dr. Tahsin Ozguc tarafından 1966–1967 yıllarında yapılan kazılarda Hitit devrine ait cok onemli buluntular cıkarılmıştır. Buradan cıkan orneklere benzer buluntular Kalecik Kalesi’nde ve cevre koylerde değişik zamanlarda elde edilmiştir. Burdan anlaşıldığı uzere Kalecik’in, Hititler zamanında onemli bir bolge olmuştur. Buluntular arasında, Asur Ticaret Koloniler Cağı, Eski Hitit Cağı ve Hitit İmparatorluk cağına ait olan kalıntı ve tapınak, canak, comlek ve ceşitli bicimlerde testiler, tencereler, kupler, kabartmalı ve bezemeli kulplu vazolar, pişmiş toprak heykelcikler, taş, tunc ve kemik eserler, ok ve kargı ucları vardır. Hititlerin ardından M.O 331 yılında Buyuk İskender’in Persleri yenmesiyle imparatorluk sona ermiştir. M.O 323 yılında Buyuk İskender’in olmesinden sonra Anadolu’nun bir kısmına Slevkosler hakim olmuştur. Daha sonra Anadolu ve cevresine hakim olmuşlardır. Ankara Anadolu Medeniyetleri Muzesi tarafından, Kalecik’in Elecik Koyunun 3,5 km. guneyindeki Kızıleşik mevkiindeki Tumulus’te 1987 yılında yapılan kazıda, M.S 1.yy ait cam kap parcaları ile ceşitli parcalar bulunmuştur. Tum bu buluntular cevrenin tarihi süreç icersinde onemli yerleşim ve ticaret yeri olduğunu kanıtlamaktadır. Kalecik’te Romalılardan ve daha sonraki Bizanslılardan bircok ize rastlamak mumkundur. Bunlardan Roma İmparatorluğu donemine ait Kalecik Kalesi başta gelir. W. Ramsay Ankara’dan Cankırı (Gongra) istikametine giden ve Kalecikten gecen, Romalılardan kalma bir yol kalıntısı olduğunu Kalecik’te Trajan ve Hadrian devirlerinden kalan mil (mesafe) taşları bulunduğunu, “Acitoriziacum” isimli antik şehrin de Kalecik yakınlarında olduğundan bahseder. Kalecik’in 5 km guneybatısında bulunan “İkizce” deki harabeler, Kalecik kalesinden cıkan canak comlek parcaları, kalıntılar, bugun kalede  yururken de rastlayabileceğimiz pişmiş toprak kap parcaları, mezar taşları, mil (mesafe) taşları, aslan heykelleri (bunlardan şu an iki tanesi şehrin girişinde ziyaretcileri karşılar.) Roma  ve Bizans donemine ait onemli kalıntılardır. Turkler Anadolu’ya 1071 yılında Malazgirt’te yapılan savaştan sonra adım atmışlar ve Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır. Gittikleri her yere kulturlerini de goturen Turkler Kalecik ve cevresine de yerleşmişler burada uzun bir sure varlık gosterdikten sonra kısa bir sure icin 1243 yılında II. Gıyaseddin Keyhusrev (1237- 1246) zamanında Anadolu’daki diğer şehirlerin çoğu gibi Kalecik’te bir sure icin Moğol egemenliğine girmiştir. 13.yy ortalarından itibaren Anadolu’da beylikler doneminin başlamasıyla birlikte bu bolgeye Ahiler hakim olmuşlardır. Bu donemde Kalecik’te ahi egemenliği başlar, bunu bugun bile kullanılan “Ahi Kemal” ve “Ahiler” mahallelerinin isimleri kanıtlar gibidir. Ahiler icin M. Şeker; „Memleketlerine gelen yabancıları karşılama, onlarla ilgilenme, yiyeceklerini, iceceklerini, yatacak yerlerini sağlama ihtiyaçlarını giderme, onları uğursuz ve edepsizlerin elinden kurtarma gibi konularda bunların eş ve orneklerine dunyanın hicbir yerinde rastlamak mumkun değildir”. der Ankara ve civarını, kendisinin de bir Ahi olduğunu soyleyen, I.Murat Hudavendigar (1362–1389) tarafından 1362 yılında, Ahilerin elinden aldığı soylenir. Dolayısıyla Ankara ve cevresi sınırlarına dahil olan Kalecikte 14.yy’da Osmanlılara katılmıştır. Yıldırım Beyazıt ve Timur arasında 1402 de yapılan Ankara Savaşında, Timur’un orduları Kalecik uzerinden Cubuk’a ulaşılmıştır. Bu savaştan sonra Candaroğulları Beyliği(1392–1439), Timur’un yardımıyla 1402 de Kastamonu, Safranbolu ve Cankırı ile birlikte Kalecik’i de ele gecirerek İsfendiyaroğlu Beyliğini kurmuştur. Kalecik merkezinde, kitabesinden İsfendiyaroğulları doneminde yapıldığını anladığımız Has Bey Camii bu donemden gunumuze mirastır. Kalecik, Fatih Sultan Mehmet’in İsfendiyaroğlu Beyliği’ne son vermesiyle 1461’de tekrar Osmanlı egemenliğine gecer. 1484 yılında Kalecik’e, Osmanlıların hizmetinde olan Şehsuvaroğulları tarafından Turkler yerleştirilmiştir. Kalecik merkezde Saray Mahallesi diye bilinen yerde Şehsuvaroğullarına ait bir Saray (Şehsuvaroğlu) Camii bu donemden kalan, vakfiyesi gunumuze ulaşabilen onemli bir yapıdır. 1900’lu yılların başlarından Osmanlı İmparatorluğu yıkılma surecini yurdun hemen her yerinde yaşamaya başlamış, cok sayıda toprak kayıpları olmuştur. Ulusal bilincin oluşmasıyla milli mucadele yılları başlar. Kalecik onemli yol guzergahları uzerinde bulunmasından dolayı milli mucadele yıllarında da bağımsızlık yolunda atılan adımlara onemli katkılar sağlamıştır. Ankara- Kalecik-Cankırı-Kastamonu İnebolu şosesinin (İstiklal şosesi) varlığı bu donemde buyuk bir kazanctır. Bu onemli ulaşıma ilaveten Kalecik halkının yardımıyla inşaatı (1905) yılında tamamlanan kışla binalarının da konaklama, sevkiyat ve guvenlik bakımından onemli rolu olduğu kaynaklarda gecer. Batı Anadolu milli mucadele yıllarında işgal altında olduğundan İstanbul ve cevresinden edinilen muhimmat, cephane ve malzeme Karadeniz yoluyla İnebolu’ya getirilerek oradan da Kastamonu-Ilgaz-Cankırı Kalecik’e intikal etmiş ve buradan da Haymana’ya sevk edilmiştir. Buyuk bir ozveri ve inancla yapılan savaş ulkenin her karış toprağında olduğu gibi Kalecik’te de kendini gosterir. Bu yardımlaşma ve buyuk inanc Turk halkını bağımsızlığa taşır. Cumhuriyet Doneminde de onemini koruyan ilceyi Gazi Mustafa Kemal ziyaret etmiştir. Şapka inkılabı icin yola cıkan Ataturk’un, Ankara’dan 23 Ağustos 1925 gunu erken saatlerde hareketle Kalecik’e uğradığı, buradan Cankırı yoluyla 24 Ağustos gunu Kastamonu’ya ulaştığı bilinir. Ayrıca Kalecik halkı milli mucadele yıllarında olduğu gibi Cumhuriyet yıllarında da devletine onemli destekler vermişlerdir. Turk Teyyare Cemiyetinin kurulmasıyla birlikte ilce halkı, topladıkları parayla cemiyete ilk ucağı hediye etmiştir. Ankara’nın Kalecik ilcesi tarihin her doneminde gerek coğrafi konumu gerekse ikliminin getirdikleri ve toprağının verimliliğiyle yerleşim icin uygun bir yerleşim yeri olmuştur. Kalecik ile Cankırı arasındaki, Cankırı’ya bağlı İnandıktepe de Prof. Dr. Tahsin Ozguc tarafından 1966–1967 yıllarında yapılan kazılarda Hitit devrine ait cok onemli buluntular cıkarılmıştır. Buradan cıkan orneklere benzer buluntular Kalecik Kalesi’nde ve cevre koylerde değişik zamanlarda elde edilmiştir. Burdan anlaşıldığı uzere Kalecik’in, Hititler zamanında onemli bir bolge olmuştur. Buluntular arasında, Asur Ticaret Koloniler Cağı, Eski Hitit Cağı ve Hitit İmparatorluk cağına ait olan kalıntı ve tapınak, canak, comlek ve ceşitli bicimlerde testiler, tencereler, kupler, kabartmalı ve bezemeli kulplu vazolar, pişmiş toprak heykelcikler, taş, tunc ve kemik eserler, ok ve kargı ucları vardır. Hititlerin ardından M.O 331 yılında Buyuk İskender’in Persleri yenmesiyle imparatorluk sona ermiştir. M.O 323 yılında Buyuk İskender’in olmesinden sonra Anadolu’nun bir kısmına Slevkosler hakim olmuştur. Daha sonra Anadolu ve cevresine hakim olmuşlardır. Ankara Anadolu Medeniyetleri Muzesi tarafından, Kalecik’in Elecik Koyunun 3,5 km. guneyindeki Kızıleşik mevkiindeki Tumulus’te 1987 yılında yapılan kazıda, M.S 1.yy ait cam kap parcaları ile ceşitli parcalar bulunmuştur. Tum bu buluntular cevrenin tarihi süreç icersinde onemli yerleşim ve ticaret yeri olduğunu kanıtlamaktadır. Kalecik’te Romalılardan ve daha sonraki Bizanslılardan bircok ize rastlamak mumkundur. Bunlardan Roma İmparatorluğu donemine ait Kalecik Kalesi başta gelir. W. Ramsay Ankara’dan Cankırı (Gongra) istikametine giden ve Kalecikten gecen, Romalılardan kalma bir yol kalıntısı olduğunu Kalecik’te Trajan ve Hadrian devirlerinden kalan mil (mesafe) taşları bulunduğunu, “Acitoriziacum” isimli antik şehrin de Kalecik yakınlarında olduğundan bahseder. Kalecik’in 5 km guneybatısında bulunan “İkizce” deki harabeler, Kalecik kalesinden cıkan canak comlek parcaları, kalıntılar, bugun kalede  yururken de rastlayabileceğimiz pişmiş toprak kap parcaları, mezar taşları, mil (mesafe) taşları, aslan heykelleri (bunlardan şu an iki tanesi şehrin girişinde ziyaretcileri karşılar.) Roma  ve Bizans donemine ait onemli kalıntılardır. Turkler Anadolu’ya 1071 yılında Malazgirt’te yapılan savaştan sonra adım atmışlar ve Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır. Gittikleri her yere kulturlerini de goturen Turkler Kalecik ve cevresine de yerleşmişler burada uzun bir sure varlık gosterdikten sonra kısa bir sure icin 1243 yılında II. Gıyaseddin Keyhusrev (1237- 1246) zamanında Anadolu’daki diğer şehirlerin çoğu gibi Kalecik’te bir sure icin Moğol egemenliğine girmiştir. 13.yy ortalarından itibaren Anadolu’da beylikler doneminin başlamasıyla birlikte bu bolgeye Ahiler hakim olmuşlardır. Bu donemde Kalecik’te ahi egemenliği başlar, bunu bugun bile kullanılan “Ahi Kemal” ve “Ahiler” mahallelerinin isimleri kanıtlar gibidir. Ahiler icin M. Şeker; „Memleketlerine gelen yabancıları karşılama, onlarla ilgilenme, yiyeceklerini, iceceklerini, yatacak yerlerini sağlama ihtiyaçlarını giderme, onları uğursuz ve edepsizlerin elinden kurtarma gibi konularda bunların eş ve orneklerine dunyanın hicbir yerinde rastlamak mumkun değildir”. der Ankara ve civarını, kendisinin de bir Ahi olduğunu soyleyen, I.Murat Hudavendigar (1362–1389) tarafından 1362 yılında, Ahilerin elinden aldığı soylenir. Dolayısıyla Ankara ve cevresi sınırlarına dahil olan Kalecikte 14.yy’da Osmanlılara katılmıştır. Yıldırım Beyazıt ve Timur arasında 1402 de yapılan Ankara Savaşında, Timur’un orduları Kalecik uzerinden Cubuk’a ulaşılmıştır. Bu savaştan sonra Candaroğulları Beyliği(1392–1439), Timur’un yardımıyla 1402 de Kastamonu, Safranbolu ve Cankırı ile birlikte Kalecik’i de ele gecirerek İsfendiyaroğlu Beyliğini kurmuştur. Kalecik merkezinde, kitabesinden İsfendiyaroğulları doneminde yapıldığını anladığımız Has Bey Camii bu donemden gunumuze mirastır. Kalecik, Fatih Sultan Mehmet’in İsfendiyaroğlu Beyliği’ne son vermesiyle 1461’de tekrar Osmanlı egemenliğine gecer. 1484 yılında Kalecik’e, Osmanlıların hizmetinde olan Şehsuvaroğulları tarafından Turkler yerleştirilmiştir. Kalecik merkezde Saray Mahallesi diye bilinen yerde Şehsuvaroğullarına ait bir Saray (Şehsuvaroğlu) Camii bu donemden kalan, vakfiyesi gunumuze ulaşabilen onemli bir yapıdır. 1900’lu yılların başlarından Osmanlı İmparatorluğu yıkılma surecini yurdun hemen her yerinde yaşamaya başlamış, cok sayıda toprak kayıpları olmuştur. Ulusal bilincin oluşmasıyla milli mucadele yılları başlar. Kalecik onemli yol guzergahları uzerinde bulunmasından dolayı milli mucadele yıllarında da bağımsızlık yolunda atılan adımlara onemli katkılar sağlamıştır. Ankara- Kalecik-Cankırı-Kastamonu İnebolu şosesinin (İstiklal şosesi) varlığı bu donemde buyuk bir kazanctır. Bu onemli ulaşıma ilaveten Kalecik halkının yardımıyla inşaatı (1905) yılında tamamlanan kışla binalarının da konaklama, sevkiyat ve guvenlik bakımından onemli rolu olduğu kaynaklarda gecer. Batı Anadolu milli mucadele yıllarında işgal altında olduğundan İstanbul ve cevresinden edinilen muhimmat, cephane ve malzeme Karadeniz yoluyla İnebolu’ya getirilerek oradan da Kastamonu-Ilgaz-Cankırı Kalecik’e intikal etmiş ve buradan da Haymana’ya sevk edilmiştir. Buyuk bir ozveri ve inancla yapılan savaş ulkenin her karış toprağında olduğu gibi Kalecik’te de kendini gosterir. Bu yardımlaşma ve buyuk inanc Turk halkını bağımsızlığa taşır. Cumhuriyet Doneminde de onemini koruyan ilceyi Gazi Mustafa Kemal ziyaret etmiştir. Şapka inkılabı icin yola cıkan Ataturk’un, Ankara’dan 23 Ağustos 1925 gunu erken saatlerde hareketle Kalecik’e uğradığı, buradan Cankırı yoluyla 24 Ağustos gunu Kastamonu’ya ulaştığı bilinir. Ayrıca Kalecik halkı milli mucadele yıllarında olduğu gibi Cumhuriyet yıllarında da devletine onemli destekler vermişlerdir. Turk Teyyare Cemiyetinin kurulmasıyla birlikte ilce halkı, topladıkları parayla cemiyete ilk ucağı hediye etmiştir. Ankara’nın Kalecik ilcesi tarihin her doneminde gerek coğrafi konumu gerekse ikliminin getirdikleri ve toprağının verimliliğiyle yerleşim icin uygun bir yerleşim yeri olmuştur.



616 kez görüntülendi.

Rastgele Haber;


 
Sayfa Etiketleri : Kalecik haber, Kalecik Kaymakamlığı , Kalecik Belediyesi, Kalecik Karası Üzüm Şarabı, kalecik tarihi yerler, develioğlu köprüsü, kalecik kalesi, kalecik ayvası, kalecik üzümü, kalecik karası, karahan konağı, kalecik hamamı, kalecik şehsuvar cami, kalecik tabakhane camii, kalecik kızılırmak, incirlik parkı, kalecik kültürü, ekonomisi, yerel insanları, kalecik ekmeği, kalecik kasnak böreği, kalecik cevizli çöreği, belediye başkanı nevzat şahin, kalecik un, kalecik yem ,kalecik devlet hastanei, kalecik müftülüğü,kalecik sydv vakfı, kalecik milli eğitim müdürlüğü, Kalecik Haber, Cep Haber , Mobil Haber, Olay Var, Sitenek Ekle Kodu Html Kodu, Kalecik Adına Aradığın Herşey Burada